"Bana kalırsa mekânın üçüncü katmanını ise tavandan sarkan çizimler oluşturuyor. Bu işler, alt ve üst kat arasında bir geçiş alanı işlevi görüyor. Ne tamamen zemine aitler ne de duvara. Bu ara durum, izleyicinin mekanla kurduğu ilişkiyi daha da genişletiyor. Maurice Merleau-Ponty’nin beden ve algı üzerine düşünceleri burada hatırlanabilir. Çünkü sergi boyunca deneyimlenen şey sadece görsel bir karşılaşma değil. Bu noktada bedenin hareketi, yönü ve mekânla kurduğu fiziksel temas, algının önemli bir parçası haline geliyor."
